AHMET ASIM / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    AHMET ASIM / Yazar

    Şuna inanıyorum binaların çökmemesi için önce millet ahlaklı olacak

    06 Şubat 2019 Çarşamba 23:09

    İstanbul Kartal’da koskocaman bir bina çöktü. Yayın yasağı var, konunun içeriğine girmeyeceğim ama biliyorsunuz, bu daha bir yıl olmadan İstanbul’da çöken 2. büyük bina. Bunun yanı sıra onlarca küçük bina çöktü, binalar çökme tehlikesi geçirdi, binalar kaydı, kazılan temel çöktü vs.

    Ankara’dan Konya'ya giden tren bir başka trenle çarpıştı. Sonuç ortada, onlarca insan hayatını kaybetti.

    Neredeyse her gün trafik kazasında ülkemizde onlarca insan ölüyor.

    Trafik kazası oluyor, o trafik kazasını önemseyen, bırakıp gitmeyen, yaralılara yardım etmeye çalışan insanlara bir sarhoş çarpıyor ve 2 insanımız vefat ediyor.

    Bir polisimize hızlı bir şekilde kavşağa giren bir araç çarpıyor ve polisimiz vefat ediyor.

    Onlarcasını bulabiliriz böyle…

    Ölmek kolay bizim ülkemizde.

    Bir grup sosyal medyada kazaların müsebbibi Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi Cumhurbaşkanımıza aşağılık bir şekilde saldırıyor.

    Bir kesimde, küçük bir eleştiriden bile kıl kapıyor, maç kaybetmiş havasında hemen saldırmaya başlıyor.

    Ama olaylar, olaylar olaylar.

    Yahu hayvana zulmede zulmede hayvanı katlediyor aşağılık, insan desem insanlığımdan utanıyorum, onu da videoya çekiyor sosyal medyada yayınlıyor.

    Boşandığı kadını ve çocuklarını katlediyor,

    Darp ettiği için babasının evine giden eşini ve ailesini katlediyor,

    Kalan 500 bin liralık mirası beğenmediği için bir sürü akrabasını öldürüyor…

    Polis memuru, tayini olmadı diye Emniyet İl Müdürünü katlediyor...

     

    Milli Güvenlik Kurulunda asker sayısını azalttık,

    Partimiz kapanmıyor,

    Anayasa Mahkemesi çıkan yasaları iptal etmiyor,

    Başörtülü bir şekilde kızlarımız ortaokulda okuyor,

    Başörtülü bayanlar memur olabiliyor, asker, hakim, polis bile oluyorlar,

    İmam Hatipliler artık rahatça üniversiteye giriyor, asker, polis oluyorlar,

    Başörtülü bayanlar haber bile sunuyor...

    Ama bu olaylar oluyor...

    Evet niye oluyor?

    Acaba, Namaz kılan kardeşimiz tahiyyatı okurken, sağ işaret parmağını kaldırmadığı için mi oluyor?

    Belkide gençler top oynuyor diye oluyordur!

    Türkü söylendiği için mi oluyor!

    Yok belki de Namaz kılanlar sarık takmadıkları için oluyordur!

    Belki de sakal koymadığımızdan oluyor…

    Evet, ak sakallı hocalarım, her yıl umreye giden değerli hacılarım, alimler, din büyükleri, kendisini evliya ilan eden tarikat cemaat liderleri, bu işler neden oluyor, söyleyin de bilelim Allah’ınızı severseniz?!!!

    Belkide Recep Tayyip Erdoğan Arnavutköyün o muhteşem sırtlarında, Kanal 7’nin eski binasının az üstünde oturan muhterem Hocamızın oğlunu aday göstermedi diye oluyor!

    Saadet Partililer oy alamıyor, CHP-HDP-SP-İYİ Parti birlikte Recep Tayyip Erdoğan’ı alaşağı edemediler diye mi oluyor?

    Falanca evliyanın oğlu değerli hocamızın oğlunu bakanlığa atamadılar diye mi oldu yoksa?

    Belki, Ahmet Taşgetiren mesela Recep Tayyip Erdoğan’ı rahat rahat eleştirebilse, FETÖ’yü savunmak için Yargımıza küfredebilse bunlar olmaz!  

    Mesela Akif Beki tekrar Cumhurbaşkanlığında sözcü olarak çalışmaya başlayıverse olmaz!

    Belki de İbrahim Kahveci Tarım Bakanlığında çalışmaya tekrar başlasa, Ahmet Davutoğlu’nu birileri başbakan yapıverse, Abdullah Gül AK Partiyi karıştırıverse bu işler çözülür!

    Ya da işte ne bileyim, Nihal Bengisu Karaca hasretini çektiği eski mazisine kavuşsa çözülür mü bu işler?

    Var bir iş, bu işler boşuna olmaz ha, ne dersiniz?

    Üzücü tabi...

    Bakın, herkes ideolojiye odaklanmış, kimsenin gerçek anlamda insan yetiştirmekle ilgilendiği yok, milletin dertlerini dert edinen yok.

    Paran kadar Müslümansın, Müslüman cemaatlerin özel okulları ticaret merkezi gibi çalışıyor.

    Devletin okullarında kayırmacılık almış başını gidiyor. Daha yeni atanmış bir öğretmen, AK Partiye yakın sendikaya üye olan müdür yardımcısı eşi sayesinde merkezdeki çok önemli bir okula tayin olabiliyor.

    Kimsenin toplumun çöküşünü görmeye ayıracak vakti yok.

    Kimse mühendisliği, mimarlığı çökerttiğimizin farkında değil.

    Kimse, insanımızın insana saygısını bırakın canlıya saygısının kalmadığını görmek istemiyor.

    Herkes ideoloji, kesin inançlı bir saplantı, geri kalmışlığın sürekliliği taklalar, ayak oyunları ile vakit geçiriyor.

    Herkes kendi çocuğuna iş bulmaya çalışıyor, kendisini kurtarmaya çalışıyor.

    Oysa, popüler kültür her şeyi iğdiş ediyor, kimse bunu görmek istemiyor.

    Şiir okumadan şair oluyor millet.

    Geçen gün Anadolu Ajansında gördüm, ortaokulda okuyan çocuk kitap yazmış, kimsenin, “olmaz böyle şey, daha kaç kitap okumuş? Nasıl bir irfana, erdeme ulaşmış da kitap yazmış?” dediği yok, okuduğu okulun müdürü, ailesi çocuğun popüleritesinden faydalanmaya çalışıyor.

    Yazık, çok yazık.

    Herkes Farabi deyip duruyor, ama adım kadar eminim bir kişi bile Farabi'nin Erdemli Şehir (El Medinetü'l Fazıla) isimli kitabını okumamıştır.

    Okuyun kardeşim, okuyun da şunu anlayın, toplum ahlaklı olmadan demokrasi de olmaz, iyi yönetim de olmaz, erdem de olmaz, mühendislik de olmaz, mimarlık da olmaz, iktisat da olmaz, ticaret de olmaz, üretim de olmaz, adaletli yargı da olmaz…  

    Ey hacılarım, hocalarım, ak saçlılarım, çocuklarınızın yerine milleti dert edinip, bu milletin çocuklarını eğitmeye başlamadan, nitelikli mühendis, nitelikli mimar, nitelikli yargıç, nitelikli öğretmen, nitelikli bilim insanı, nitelikli tacir, nitelikli ilim insanı olmayı öğretemezseniz, daha çok bina çökecek.

    Korkum şu, deprem olmadan İstanbul çökecek.

    Hadi diyelim binalar çökmedi, sokaklar çökecek…

    Çökmedi mi?

    Ne yazık ki gerçek bu, milletimizi değerli hale getiremezsek, insanlarımıza dürüst, değerli olmayı öğretemezsek, başkalarının hakkını gasp etmenin kötülüğünü anlatamazsak, kaçak yapıya müsade edersek, trafik canavarlığını görmezden gelirsek, yaya geçitlerinde yayalara yol vermemeye devam edersek Recep Tayyip Erdoğan gibi çağın Selahaddin Eyyübisi bile kurtaramaz bizi bilginiz olsun.

    Ey Diyanet İşleri Başkanımız, bunu anlatsanız camilerden, ama imamlara tembih edin de en azından bir defa okuyarak okusunlar hutbeyi olmaz mı?

    İnan faydali bir iş yapmış olursunuz.

    Üzücü, üzücülük yetmiyor, hakikaten binalar yıkılırken insanlığımız yıkılıyor, farkında mısınız?

    Amerika’ya, İsrail’e, depreme gerek yok, beyinsiz nesiller yetiştirdiğinizde kendi kendine toplum çökmeye başlıyor, görüyorsunuz değil mi?

    Görün bari…

     

     

    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    GÜNDEM
    FAYDALI BİLGİLER
    MAGAZİN - KÜLTÜR - SANAT
    ANALİZ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Bağımsız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim