ERDEM AKÇA / YAZAR

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    ERDEM AKÇA / YAZAR

    Müşteri kazanmaktan daha zor olanı müşteriyi tutmaktır

    31 Ocak 2019 Perşembe 00:27

    Elbette ülkemizdeki reklam ajansları, marka süreçlerini takip eden ajanslar, satışa yönelik reklam yapan ajanslar, marka creativeleri haklarını verelim, işlerini oldukça iyi yapıyorlar ve aldıkları paranın hakkını veriyorlar ve çok başarılı işler çıkarıyorlar.

    Bu çerçevede birçok satış rakamı yakalayan firmaların da olduğunu biliyoruz, yıllık satış rakamlarına baktığımızda.

    Anadolu’dan bir marka çıkıyor ve markalaşma süreçlerini hakkıyla yürüttüğü zaman çok rahat bir şekilde ülke çapında satış yapan, hatta ihracat yapan bir markaya dönüşüyor.

    Sanıyorum ülkemizde konuşmamız gereken asıl konu bu noktadan sonrası içindir. Zira marka oluşturma süreci iyi yürütülürken, ondan sonraki süreçlerin tam hakkıyla yürütülemediğine tanıklık ediyoruz.

    Oysaki, küresel bütün markalara bakabilirsiniz, onların tecrübeleri okunabilir, takip edilebilir, marka oluşturmaktan daha zoru, müşteri memnuniyetinin sürekli hale gelmesidir. Burada tabi müşteri memnuniyetinin de ötesine geçmeliyiz, marka sadakatinin başlaması gerekiyor ki üretim sürekli olabilsin, firmalar, şirketler büyüyebilsin.

    Bugün, son 10 yılda oluşmuş küresel markalara, ya da marka oluşturma süreci 50 yılı aşmış, Nike, Coca-Cola gibi markalara bakın, şunu göreceksiniz, uluslararası marka oluşturmanın birinci yolu öncelikle nitelikli üretim ve nitelikli marka oluşturma sürecidir, reklam sürecidir, ondan sonraki süreç ise bu markanın sürdürülmesidir.

    Biliyorsunuz, bütün ürünlerin bir üretim prosesi var işte bu üretimi başarılı bir şekilde başarmak kadar, bir de marka oluşma prosesi oluşturulmalı, daha sonraki süreçte ise bu markanın sürdürülebilirliğini sağlayacak yeni bir proses oluşturulmalıdır.

    Bütün bu süreci şöyle ifade edebiliriz; nitelikli üretim, marka oluşturma ve markayı sürdürme....

    Peki markayı sürdürmek niye önemli?

    Markayı sürdürmek, üretimin sürdürülebilirliğinin birinci koşuludur, sürekli üretebilmek için markanın sürdürülmesi, sadakatli müşteri oluşturulması gerekiyor.

    Süreçleri şöyle yazalım;

     

    Önce Üretim...

    Bir kere şunu ifade edeyim, marka oluşturmanın birinci koşulu, yeni ve örneksiz üretim oluşturulmasından geçmektedir.

    Üretimde farklılık oluşturacak ürünleri, orjinal ürünleri üretmeyi başaramayan, kendine özgü, çizgisi, tadı, algısı olmayan ürünlerin marka olması daha zordur.

    Taklit olarak üretilen ürünlerle marka olunmaz, var olan marka taklit edilir.

    Oluşturulacak marka ile aynı zamanda bir alışkanlık, bir yaşam biçimi oluşturulmaya çalışılması gerekmektedir. Sadık müşteri ancak bu şekilde oluşabilir.

    Üretimde en önemli noktalardan birisi de üretim üssü ve ürünü üreten, satan, müşteri ile ilişki kuran, sorunları çözen çalışanlardır. Sürekli çalışanların eğitimden geçirilmediği alanlarda yüksek standardı sürekli kılmak mümkün değildir.

    Üretim aşamaları planlanırken, üretilen ürünlerin, piyasada olan ürünlere fark oluşturabilecek ürünlerin oluşturulması önemlidir.

     

    Sonra Marka Oluştur…

    Üretilen ürünü markalaştırmak önemlidir. Bunun yollarını şöyle sıralayabiliriz.

    Kaliteli ürün üret, farklı ürün üret, çokça medya platformlarında nitelikli reklam yap, beklentileri karşıla, insanlar ürettiklerine ulaşabilsin, bunun için nitelikli lojistik sistemi kur, depolama sistemleri oluştur, daha sonra ise müşterinin şikayetleri ile ilgilen, onları önemse, onlara dokun ve sorunlarını çöz.

     

    Markayı Sürekli Hale Getir

    Markanın standardını bozduğu anda, müşterinin gideceği, giden müşterinin ise bir daha dönmesinin ilk oluşturulma sürecinden daha zor olduğu unutulmamalıdır.

    Özellikle market, restoran gibi yerler için çok çok önemli bir husustan bahsediyorum.

    Bir aile ilk gittiği ve orada beklentilerini karşılayan bir marketi, diğer marketlerden daha sıcak bulacaktır hep. Buna biz, marka sadakatinin oluşması süreci, beklentilerin karşılanması algısı diyoruz.

    İlk gittiği yerde beklentileri kaşılanan bir müşteriye aynı ürünlerin olduğu, ucuzluğunun aynı olduğu diğer bir marka market pahalı ya da sevimsiz gelecek, ilk gittiği market ise sürekli sevimli gelecektir.

    Bunu bozacak şey şudur;

    Aynı ucuzluktaki diğer markete göre sevimli marketin daha pahalı satış yapması, marketin içinde itici bir personelin çalışmaya başlaması, ürünlerde sınırları zorlayan kalite düşüklüğü…

    İşte böyle bir durumda, müşteri bir defa diğer markete gitmeye görsün, artık o diğer market birinci marka haline gelebilmekte, motor alışkanlık şekil değiştirmekte ve daha önce birinci sıradaki market birinciliği daha önce sevimli olmayan markaya kaptırmaktadır. Bu durum da eskiden sevimli olan market kolay kolay sevimli markaya dönüşemeyecektir.

    Bu marketlerde böyle ama inanın bir araçtan tutun içeceğe kadar, deterjandan tutun parfüme kadar, ayakkabıdan elbiseye kadar hep böyledir.

    Mesel bir çikolata, mesela bir margarin, hep aynıdır, müşteriyi kazanmaktan daha zoru onun sende kalması, müşteri sadakatinin oluşmasıdır.

    Müşteriyi kaybettiğiniz anda o müşterinin bir daha dönmesi, ilk gelmesinden daha zor olmaktadır.

    Bunun için diyoruz ki, üretim süreci, sürekli yüksek standarta oluşturulmalı, çalışanlar sürekli eğitimden geçirilmeli, standartlar, ilk belirlendiği şekliyle sürekli olacak şekilde planlanmalıdır.

    Marka yeniliklere açık olmalı ama klasik ürünlerini de sürekli üretmeli, aynı standardı muhafaza ederek, klasik ürünler oluşturmaya çalışmalıdır.

    Hem yenilikçi olacaksınız, hem de klasik ürünleri, çizgileri muhafaza edeceksiniz.

    Sürekli yüksek standardı muhafaza edeceksiniz.

    Sürekli eğitimle, personelin, yüksek bilinç ve hassasiyet düzeyinde tutulması gerekiyor.

    Demek ki, üretim ile marka oluşturmak ve markayı sürdürmek bir bütünlük arz etmektedir.

    Markanın sürekliliğini muhafaza etmek için müşteri memnuniyetini sağlamak için mutlaka ama mutlaka çalışanların sadakati, çalışanların markanın prensiplerini anlamış olması, içselleştirmiş olması çok önemlidir. Çalışanın niteliğini muhafaza edilmesi çok önemlidir.

    Netice itibariyle markalaşma ve markanın sadık müşterilere sahip olması için şu şekilde bir sistem öneriyoruz;

    Marka ne yapmak istediğine karar vermeli,

    Bunu proses haline getirmeli,

    Markalaşmak için nitelikli üretim yapmalı,

    Reklam yapmalı,

    Lojistik ve depolamada sorun yaşamamalı, sürekli ulaşılabilir olmalı,

    Nitelikli üretimin sürekliliği sağlanmalı,

    Mutlaka profesyonel ajanslarla çalışılmalı,

    Nitelikli üretimin sürekliliği için çalışanların sadakati sağlanmalı, sürekli eğitim ile firmanın çalışanları aynı bilinçe sahip olmaları sağlanmalı,

    Yeniliğe açık olunmalı ama aynı zamanda klasik çizgilerde korunmalıdır.

    Türkiye küresel marka oluşturmakta zorluklar çekiyor ama şunu unutmamalıyız, eğer küresel marka oluşturamazsak, başka ülkelerin - kültürlerin küresel markaları ülkemizde daha fazla yer alacaktır ve ülkemizde bile markalarımızın alanı daralacak, markalarımız zarar görecektir. Bizim markalarımız da dünya çapında varlık gösterirse, o zaman bizim markalarımız başka noktalarda yaşam alanları oluşturacak, daha çok para kazanan, daha çok sermaye birikimi oluşabilen yeni şirketler oluşacak, böylece markalarımız aynı zamanda varlıklarını garanti altına alacaklardır.

    Var olmak için büyü…

    Prensip bu.

    Duran su bataklık olur, deniz bile sürekli dalgalıdır, büyük dalgalar ne kadar çok olursa denizde yaşam formu o kadar gelişir. Şirketlerde de sürekli devinim ve büyüme şarttır ya da büyüyemeyen küçülecektir, hayatın prensibi bu…

    Küresel düşünebilmenin en önemli yolu, küresel markalardan geçmektedir.

    Onun için de, markalaşma süreçlerini, üretim süreçlerini küresel olarak düşünmek zorundayız. Yüksek standardı sağlayacak yeni ve nitelikli kurumsal standartları oluşturmak zorundayız.

    Marka olmak bir firma için yeterli değil, marka oluşturmayı başardıktan sonra bunu küresel düşünmeli, reklam planlamalarını, üretim stratejilerini buna göre belirlemeli, bundan sonrada markanın müşteri sadakatini sağlayacak adımlar atılmalıdır.

    Kurum için eğitim sistemleri olmayan bir firmanın, çalışanlarında standardın yüksek olmasının imkanı yoktur, eğitimin önemini anlayamayan bir firmanın marka çıkarabilmesinin imkanı da yoktur, kısa süreli marka oluştursa bile, uzun süreli kalıcı marka olamayacaktır.

    Hataların az olmasınının yolu yüksek standardı sürekli kılmaktır.

    Marka oluşturmak kadar netice itibariyle markayı sürdürmek de önemlidir diyen bir firma - şirket şunu bilmelidir ki, bunu başarmanın yolu eğitilmiş, kurumun ideallerini, misyonunu anlamış çalışanlardan geçmektedir.

    Sürekli ve sürdürülebilir insan kaynağı - eğitim bunun için önemlidir.

    Eğitimli insan almak önemlidir ama asıl mesele çalışanların ortak amaca matuf hale gelmesidir.

     

     

    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    GÜNDEM
    FAYDALI BİLGİLER
    MAGAZİN - KÜLTÜR - SANAT
    ANALİZ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Bağımsız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim