MERT CANDAN / Yazar

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    MERT CANDAN / Yazar

    Muhasebe, entelektüel derinlik yok, küçük çıkar hesapları ve saldırı var

    05 Şubat 2019 Salı 12:06

    Bunun adı yenilgi çok açık ifade edeyim.

    İktidardayız ya, diyebilir İslamcılar, çok açık yazıyorum, siz iktidarda değilsiniz, iktidarda olan Recep Tayyip Erdoğandır.

    Yaşananlar, Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti ile başardığı artık çok açık bir şekilde anlaşılıyor ki, kişisel bir başardır, top yekün İslamcıların iktidara gelmesi ya da başarılı olmaları değildir.

    Hakikaten çok kötü bir imtihan verdik.

    Yenildik.

    Bu yenilginin içinde, Saadet Partisi de var, Ahmet Taşgetiren de var, İbrahim Kahveci de var, Yeni Şafak Gazetesi de var, tarikatlar da var, vakıflar, cemaatler, dernekler de, Abdullah Gül de var, Ahmet Davutoğlu da var, Kanal 7 de…

    Çok ağır bir yenilgi hem de…

    Eğitim, medya, bilim, ilim, irfan yok, varsa yoksa küçük çıkar hesapları…

    Saadet Partisi partiyi kapatıp, ESAM ve Milli Gençlik Vakfı ile toplumun aydınlanmasına mesai ayırsaydı, ne fitne, ne çıkar hesabı, hizmet ile geçerdi tarihe, hem de çok büyük hizmetlerle, geleceğimizi inşa edecek nesilleri yetiştirme başarısı…

    Olmadı, nesil yetiştirmeyi değil, kayıkçı kavgasının tarafı olmayı tercih ettiler.

    Kimse kendine dönüp bakmıyor, yazıyor, utanmasını da kaybetmiş, 28 Şubatta, 12 Eylülde, 12 Martta bile kendisini bu kadar kısıtlı hissetmemişimiş...

    Senin beynin kısıtlanmış gurban, yapacak bir şey yok, seni açmamızın da imkanı yok.

    Beka meselesi olarak görmeyecekmişiz yerel seçimleri, böyle diyor.

    Recep Tayyip Erdoğan’dan istediklerini alamamış dört zırtapoz, bizi de yalaka sanıyor, kendince hüküm veriyor, her işi, her konuyu bırakmış, Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye yeterince saldıramadılar diye kendilerini kısıtlanmış hissediyorlar.

    Yazık yahu, gerçekten yazık…

    Soner Yalçın kadar olamıyorlar, Sözcü Gazetesinin inadı, duruşu kadar onurlu olamıyorlar, karakterli olamıyorlar, tabiri caizse ilk zorlukta vıyaklıyorlar, kayış atıyor, sağa sola çemkiriyorlar.

    Türkiye bitti, yandık, tükendik, diyecekler, yalan yanlış bilgilerle toplumu kandıracaklar, bir hava oluşturacaklar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a milletin inancını yok edecekler, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la pazarlık masasına oturacaklar, o zaman kısıtları kalkacak…

    Planları bu.

    Ama avuçlarını yalarlar, Türkiye o Türkiye değil, bu millet Cumhurbaşkanımıza inanıyor, güveniyor, yaptıkları her hamle boşa çıkacak, başaramayacaklar.

    Karakter yok, entelektüel derinlik yok, irade yok, inanç yok, varsa yoksa, dört günlük dünya da daha fazla makam, mal, mülk, edinememe kaygısı…

    Olacak iş değil.

    Mesela Ahmet Taşgetiren neyi yazmak istedi de kendisini kısıtlı hissetti?

    Recep Tayyip Erdoğan’a mı saldırmak istedi, orada mı kendisini kısıtlı hissetti?

    Oysa Hasan Cemal her gün, galiz diyebileceğimiz ifadelerle saldırıyor Cumhurbaşkanımıza, kimsenin bir şey dediği yok.

    Yoksa, Ahmet Taşgetiren, yüzüne tükürülmekten, ayıp be yahu, biz seni adam sanırdık, denmesinden mi korkuyor?

    Bunun için de bulabildiği ilk platformda, Türkiye’de basın özgürlüğüne saldırı var, diyenlerin popüler sakallısı olmak için tabiri caizse de dilindeki zehiri saçıyor.

    Şimdi, bir kaç soruya yanıt arayalım, Türkiye’de beka sorunu yok mu?

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Parti iktidarına saldırı yok mu?

    Türkiye’nin sınırlarına göz dikenler yok mu?

    Bölgemizde ağır bir İsrail’in arzı mevud tehdidi yok mu?

    15 Temmuz yaşanmadı mı?

    Sınırımıza PKK devleti kurmaya çalışmıyorlar mı?

    Akdeniz’de Türkiye’yi boğmaya çalışmıyorlar mı?

    Amerika, Suudi Arabistan ve Mısır’ı işgal etmiş, onlarla bölgemize baskı uygulamıyor mu?

    İran’a bir saldırı tehdidi yok mu?

    Dünyayı büyük bir kargaşanın beklediği, bu süreçte Türkiye’nin güçlü olması gerektiği gerçekliği yok mu?

    CHP, PKK terör örgütünün siyasi kanadı olan HDP ile işbirliği yapmadı mı? Yapmıyor mu?

    CHP’nin siyaset üretememesi neticesinde ülkemiz bir bloklaşma tehdidi ile karşı karşıya değil mi?

    MHP’ye büyük bir operasyon çekilmedi mi?

    MHP’yi işgal etmeyecekler miydi?

    AB ve ABD alenen PKK’yı desteklemiyor mu?

    AB ve ABD, FETÖ terör örgütünü desteklemiyor mu?

    Gözümüzün önünde Amerika Venezuela’ya vali atamadı mı?

    Ülkemizde göz göre göre Emniyet Müdürü katledilmedi mi?

    Rusya Büyükelçisi katledilmedi mi?

    Her gün bir bombanın patladığı günlerden gelmiyor muyuz bu günlere?

    Finansal saldırı olmadı mı?

    Hakan Atilla’yı dünyanın gözü önünde Türkiye’ye bir operasyon olarak suçsuz yere hapse mahkum etmedi mi Amerika?

    Amerika Türkiye’ye F 35 dayatması yapmıyor mu?

    Durum bu iken, kendine İslamcı diyenler ülkenin eğitimi ile, nesillerin eğitimi ile, bilim - ilim insanı yetiştirmekle meşgul olmuyorlar, okul, yurt, eğitim yuvaları açmıyorlar, dizi çekecek, film çekecek yapılar oluşturmuyorlar...

    Bitmişliği görmeyelim, varsa yoksa iktidar mücadelesi, kişisel menfaat mücadelesi, biz de onların oyuncağı olalım, Saadetliler haklı, Recep Tayyip Erdoğan kötü, diyelim, CHP - SP - HDP - İYİ Parti ittifakına teslim edelim ülkemizi, belediyelerimizi, sonra ülkemize Amerika’nın atayacağı valiyi mi beklemeye başlayalım, bunu mu istiyor Ahmet Taşgetiren ve onun gibi düşünen kısıtlılar tayfası?

    Saadet Partisinin medyası her gün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yalan yanlış bilgilerle saldırıyor, gitsin kendisini kısıtlı hissetmesin orada yazsın.

    Saadet Partisinin medyası sanayide kiralık dükkan, satılık dükkan arayışında mesela, illaki sanayilerimizde işlerin kötü olduğunu anlatmaya çalışıyorlar, insanlarımıza.

    Gitsin onlarla birlikte yapsın bu işi, bolca saldırabilir Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve AK Partiye…

    NBŞ’yi ülkemize getiren DSP iktidarı yani Ecevit, Ecevit’in ülkemizin başına bela olarak sardığı Kemal Derviş’ti...

    Şeker Fabrikalarının özelleştirme kararları da onların.

    Mesela bunu Milli Gazetede okumanın imkanı yoktur.

    Soner Yalçın bile yazmıştır ama Milli Gazete her defasında algıya devam etmiş, sanki Şeker Pancarını bitirmek isteyen Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yazmıştır.

    Oysa NBŞ’nin kotasını yüz 2,5’a düşüren Recep Tayyip Erdoğan’dır ama bunu yazmazlar.

    Kısıt mısıt yok bak.

    IMF geliyor diye yalan haber yaptılar, Hazine, Bakanlık hatta Cumhurbaşkanlığı yalanladı ama haberler sosyal medyada hala geziyor, yalan haberle algı oluşturmaya çalışıyorlar…

    Hani kısıtlama…

    Ahmet Taşgetiren bizim gönlümüzde kısıtlanmış bir isim bu doğru ama bundan emin olsun, Türkiye’ye düşmanlık edenlerde ülkemizde demokrasinin bütün nimetlerinden faydalanıyorlar, İbrahim Kahveci, Akif Beki biraderleri ile Elif Çakır hanımefendiye sorsun isterse ve yürüsün, kim tutar onu, rahat olsun kısıt mısıt yok..

    Hatta daha da yetinmezse Ahmet Takan’a sorsun, yalan yazabilirsin sınırsız bir şekilde ülkemizde, saldırabilirsin Cumhurbaşkanımıza da AK Partiye de, kimsenin bir şey dediği yok.

    Rahat ol sen Ahmet Taşgetiren, en önemli görevini de yaptın, Türkiye’de basın özgürlüğü yokmuş gibi lansman yapanlara da gerekli malzemelerini verdin,

    Yürü,

    Kim tutar seni…

    Suçlu bizleriz, sizleri biz değerli sanırdık…

     
     
     
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    GÜNDEM
    FAYDALI BİLGİLER
    MAGAZİN - KÜLTÜR - SANAT
    ANALİZ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Bağımsız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim